Fotoğraflar |
|
|
|
| KOBİDER: Askerliğin Süreside Sayısıda Azaltılmalı |

İSTANBUL 03.07.2010
Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler Derneği (KOBİDER) Genel Başkanı Nurettin ÖZGENÇ: “Askerliğin Süresi de Sayısı da Azaltılmalı”
"Türk milleti asker millettir" atasözünde de anlatıldığı üzere; ülkemizde her erkek ferdin askerlik gibi şerefli bir görevi ifa etmesi kadar gurur verici bir şey yoktur. Anadolu'da hala askerliğini yapmamış kişiye kız verilmezken; günümüzde bu görevi yapmamak için türlü dalavereler ile çürük raporu alarak devlete tek kuruş ödemeden bu onurlu görevden kaçmayı uyanıklık sayanlar da var. Bedelli askerliğin tekrar gündeme alınmasının, bu tür girişimlerde bulunulmasının önünü kesebileceğini düşünüyoruz.
Ayrıca; gelişmiş AB ülkelerine bakıldığında bizim ülkemizdeki kadar asker bulundurmadıkları görülmektedir. Biz de asker sayımızı azaltıp kısmen de olsa profesyonel askerliğe geçmeliyiz. Çünkü; 2-3 şarjör mermi atıp, hedefi dahi tutturamayan acemi erlerden oluşan model ile terörü önlemek yerine; attığını vuran özel eğitimli profesyonel askerlerden oluşan ordu modeline geçilmelidir. Günümüzün güçlü orduları, asker sayısıyla değil; kullandığı teknolojik imkanlarıyla ön plana çıkmaktadırlar.
Profesyonel askerliğin ülke menfaati açısından mevcut askeri düzenden daha iyi olduğuna inanıyoruz. 3 aylık acemi eğitimi görüp, usta birliğine gönderilerek oradan da bilmediği tanımadığı bölgede terörle mücadele vermekle görevlendiren erlerin yerine; vur-kaç taktiğiyle savaşan, teröriste karşı askerlikte tecrübe sahibi olmuş, gerektiğinde gözünü bile kırpmadan vatanı için savaşabilecek uzman kadroların görevi devralması lazım. Çünkü; iyi eğitilmiş askerlerden oluşan bir orduda basit hata yüzünden sürekli şehit verilmez. Dolayısıyla; Türkiye'nin mali kaynakları ve gençleri yok edilmekten kurtarılmalıdır. Ayrıca; profesyonel askerliğin 15 ay zorunlu askerlik yapan kişilerin devlete olan maliyetinden daha az bir maliyeti olacağı kanaatindeyiz.
Terörle mücadeledeki, iç güvenlikteki ve vatan savunmasındaki görevler için her durum ve şartta eğitilmiş, son teknoloji ürünü kişisel teçhizat ve destek kuvvetleriyle yapılanmış profesyonellerden oluşan kuvvetler oluşturulmalıdır. Devir, teknoloji devri; 15 ay bir eri kışlada tutup, mıntıka temizliğine çıkarıp, izmarit ve yaprak toplatma devri çoktan bitmiştir. Zaman; küçük, harekat yeteneği ve çapı yüksek, vurucu, profesyonel bir orduya sahip olma zamanıdır. Bundan dolayı; sayıca fazla ama askeri eğitimi zayıf bir orduyu sürdürmek zorunda olmadığımızı tekrar düşünmekte fayda var. Profesyonel askerlik hayata geçerse; onbinlerce askerin aylarını boşa geçirmeleri devri kapanıp bu gençler, bir an önce üretim hayatındaki yerlerini alabileceklerdir.
Gelişmiş AB ülkeleri olan İngiltere, Almanya ve Fransa'nın asker sayısının 250 -300 bin kadar olduğu biliniyor. Bizim asker sayımızın ise; bu sayının 3-4 misli kadar olduğu ifade ediliyor. Dünyada yaşanan “Küresel Mali Kriz”in Türkiye'yi de etkilediği düşünüldüğünde; borç alarak maaşları ödeyen devletimizin mali durumu gözüne alınarak tasarruf edilmelidir.
Basından edindiğimiz bilgiye göre; Almanya askeri harcamalarını 3.6 milyar Euro civarında azaltacak. Peki; Türkiye'nin milyarlarının akıbeti ne olacak? Bazı açıklamalara göre; başka ülkelerin toplam asker sayısı kadar asker, kışla harici yerlerde garson, komi, bulaşıkçı ve hizmetli olarak çalışıyor. 60 bin civarında askerin orduevleri ve sosyal tesislerde görev yapması gerekli midir? TSK'nın ülke kaynaklarını güvenlikle değil de başka görevlerle israf etmesi, ekonomiye yük getirmektedir. Oysa; ülkemizde, yıllarca IMF 'den borç almamıza rağmen, arzu edilen gelişme gösterilememiştir ve alınan borç paranın büyük çoğunluğu terörle mücadeleye harcanmıştır. "Borç alan buyruk alır" atasözünü hatırlatır, yıllarca bunun ezikliğini çektiğimizi belirtmek isterim.
TSK, birçok konuda diğer kamu kurumlarınca örnek alınırken; maalesef profesyonel askerlik konusunda aynı hızı göstermemektedir. Savaş durumunda çoluk çocuk demeden cephede ve geri hizmette tüm milletimiz canları pahasına yer almaktadır. Ülkemiz insanı, devleti ve milleti için üzerine düşen görevi her an yapmaya hazırdır. Nasıl ki; “Kurtuluş Savaşı” sırasında milletimiz tek vücud olarak kadın-erkek, çoluk-çocuk, genç-yaşlı demeden asker olup bu millet için cepheye koştuysa; bugün de aynısı olur. "Yurtta sulh, cihanda sulh" anlayışıyla hareket eden güçlü bir ordumuz varken; bu kadar çok askere ve askerliğin 15 ay gibi uzun sürede yapılmasına neden gerek duyulduğunu anlamakta zorlanıyoruz.
Nurettin ÖZGENÇ
KOBİDER Genel Başkanı |
Geri Dön |
|
|
|
Güncel Haberler |
|
|
Reklamlar |
|
|